
Sizede oluyormu bilmem ama ben ramazanda her sabah allahım 5 kilo vermiş gibiyim sevinciyle güne başlayıp iftardan sonra allahım on kilo almış gibiyim endişesi taşırım,bi koşu basküle çıkıp normalden fazla gelen iki kilonunda normal olduğunu düşünüp derin bir oh çekerim,sonrada gelsin dolmalar gitsin börekler e ramazandan sonra vercez ya canım iki kilonun lafımı olur...
Buralarda yağ biberi denen bizim oralarda bursa biberi yada salçalık biber olarak bilinen vede yalnızca salça yapımında kullanılan bu biberin dolmasından tutunda, kızartması, közlemesi, turşusunun yanısıra yemek soslarındada kullanıldığını burada öğrendim.kızartmasının üzerine sarmısaklı yoğurt közlenmişnede zeytinyağ ve limon sosları dökünce acayip lezzetli garnitürler oluyor.

Benim yaptığım dolmasının ise normal biber dolmasından bir farkı yok.İç malzemesi
pirinç(anemin öğrettiğine göre her biber için bir avuç,dolu dolu diğil tabi)
soğan,
zeytinyağ,tuz, karabiber,kırmızı biber,kimyon, nane,maydonoz,domates ve biber salçaları
soğanları zeytinyağda hafifi pembeleştirdikten sonra yıkanmış pirinci ve nane,maydonoz hariç diğer tüm malzemeleri ilave edip iyice karıştırdıktan sonra 1/2 veya 1 su bardağı kadar suyu üzerine gezdirip pilavda olduğu gibi suyunu çekene kadar ocakta tuttuktan sonra ocağı kapatıp nane ve maydonozuda içine doğradım.
Biberleri doldurduktan sonra fırın tepsisine sıraladım üzerine biraz yağ biraz tuz ve 1 su bardağı salçalı suyu gezdirip fırına verdim.Biberlerin üstü kızardıktan sonra pişmiş demektir.
Eğer geç kalmadıysam bu yemeği sevgili sevilin evsahipliğini yaptığı 3. iftar bereketi etkinliğine yolluyorum.afiyet olsun ...

Adını duyan tadını bilen varmıdır bilmem.Hınkal çerkezlere ait bir yemek ,ben çerkez gelini olan teyzemden öğrendim.Evlendikten sonra çok sık yapmasamda annemle teyzemle biraraya gelince aklımıza gelir yapar yeriz .Zaten öyle tekbaşına yapıp yenecek bi yemekde değil.
Kaç zamandır aklımda ama ev halkının damak tadına hitap etmediği için (laf aramızda bayıla bayılada yediler,çokmu acıkmışlardı acaba???)tadından anlayan birileri gelsede yapsam diyordumki annem aradı, biz geliyoruz diyince tamamdır dedim gün bugün.Onlar gelene kadar ben ön hazırlığını yaptım annemler gelincede elbirliğiyle yaptık yedik afiyetle.
Tarife geçmeden önce hınkalın şekli böyle olmaz bikere diyenlere hemen bi açıklama yapiğim orjinal şeklini yapamıyorum .o böyle yuvarlak kesilip bi ucundan başlayarak diğer uca doğru toplanarak yapılıyorda ay çok uğraştırıcı, hem ben çerkez diğilimki şeklide böyle oluversin hiiiç üzemem kendimi ehlikeyfim ayol bu kadar yaptığıma şükür(kim için yapıyorsam kendim yapıyorum kendim yiyorum???)
geçelim tarife önce malzemeler
hamur için:
un,
su,
tuz
iç malzemesi :
5-6 tane orta boy patates,
1 orta boy soğan,
kurunane,toz kırmızıbiber,tuz
üzeri için tereyağ
Unu ölçmedim biliyorum büyük bi hata ama ben bugüne kadar pek ölçü kullanmadığım içinki eminim pekçok evhanımda öyledir bloğa ekliyeceğimi unutuyorum o an için boca ediyorum unu söylemesi ayıp tahmin yeteneğimde hiç yoktur.İşte bu miktarı belirsiz una tuz ekleyip azar aar su ilave ederek orta yumuşaklıkta hatta biraz sertçe bir hamur yoğurdum.
Hamurdan önce patatesleri haşladım,derin bir kapta çatalla ezdim,soğanları küçük küçük doğradım,kurunane, kırmızıbiber ve tuz ilave ederek karıştırdım iç malzemesi hazır.
Hamuru 4-5 parçaya ayırıp bezeler yaptım nemli bir bez altında beklemeye aldım.Aynen mantı açar gibi açtıktan sonra büyük büyük karelere kestim,ortalarına iç harcından koyup üçgen kapattım yanlarını sıkıca kapattım.bütün hamurların açma kapama işi bittikten sonra büyükçe vede derince bir tencerde kaynayan suya salarak haşladım.10-15 dakikalık bir haşlamadan sonra bir tepsiye çıkardım üzerine kızdırdığım tereyağını bolca döküp hadi buyrun bakalım dedim.Buyurdular,yediler ve beğendiler.onların sayesinde bende hınkal özlemimi gidermiş oldum bu beni bikaç ay idare eder artık...


Çocukluğumda annemi hayran hayran izleyipte ben asla yapamam dediğim yemeklerden biriydi içliköfte.Şimdi basbayağda yapıyorum yani, galiba genlerimde var...
Köftenin makbûlü ince olanıdır.kıyması içinde bıngıl bıngıl oynicak ısırdığın zaman fos diye bi ses çıkacak yağları kenardan sızacak eğer şimdiye kadar yediğiniz içli köftelerde bu belirtilere rastlamdıysanız olsun mühim değil rastlarsınız inşallah...
İçli köftenin malzemeleri,yapılışı yöreden yöreye değişiklik gösterir.Benim bildiğim güney,güneydoğu yemeğidir.Övünmek gibi olmasın yada olsun olsun,en lezzetli yemeklerin çıktığı bölge yani:)))
Şimdi tarife geçelim artık.Öncelikle içli köfte yapmak için bi gün önceden niyetine girip bigüzel motive olmak lazım tabi bunu kendi adıma söylüyorum e zahmetli bi yemek tabi hadi kalk bi makarna haşlayalım gibi olmuyor.
malzemelri yaziğim önce
Hamur için:
4 su bardağı ince köftelik bulgur,
1 su bardağı irmik,
1 su bardağı un,
1 yumurta,
bir yemek kaşığı biber salçası,
tuz
İç harcı:
500 gr.kıyma
4-5 orta boy soğan,
bir yemek kaşığı biber salçası
1 paket margarin veya tereyağ
tuz,karabiber
Bir gün önceden(uzun günlerde aynı günün sabahıda olabilir maksad kıymanın iyice soğuması)kıymayı ve küçük küçük doğradığım soğanları yağda kavurdum.salçasını tuzunu karabiberini ilave edip ocaktan aldım,soğumaya bıraktım dondurucuya girecek kadar soğuduktan sonra ertesi gün kullanılmak üzere dondurucuya koydum.
Ertesi gün oldu.Derin bir kaba(ki buna genellikle leğen denir)bulguru koydum.un hariç bütün malzemeleri ilave ettim birbirine yedirdim arasıra su serperek yoğurmaya başladım.Unuda bu arada ilave ettim.Hamur macun gibi olana kadar yada başka bi deyimle yoğuranın iflahı kesilene kadar( burada bu ben oluyorum) yoğurma işi devam edecek.
Hamurun incecik açılabilmesi için yoğurma işleminin çok iyi olması gerek.Hamuru yoğurma işi bittikten sonra kıymayı bir gün önce koyduğum yerden alıp olay yerine getirdim.Hamurdan cevizden biraz büyük bir parça koparıp elimi arasıra ıslatarak hünerli parmaklarımla çanak şekline getirdim, iç harcından bir-iki kaşık koyup yine elimi ıslatarak ağzını toparlayıp kapttım.Ben oval yapamıyorum böyle şekilde görüldüğü üzre yuvarlak oluyor benimkiler.
Derince bir tencereye su koyup kaynatmaya başladım.Su kaynadıktan sonra bir miktar tuz ilave edip köfteler üst üste gelmicek şekilde tencerenin içine bıraktım.8-10 dk içinde köftelerimiz hazır.Yanına bol köpüklü ayran...
Afiyet olsun

Etkinlikler bende bişeyler yapma isteğini harekete geçiriyor yorgunluktan parmağımı dahi kıpırdatamadığım şu günlerde sırf etkinlik olsun diye kalktım ekmek yaptım.
Aslında şimdiye kadar bunu çörek diye yapıyordum ,ama artık adını ekmek olarak değiştiriyorum .Buda benim kayınvalidemden öğrendiğim bişey.Aslında o tavada, ocağın üstünde, gayet kısık bi ateşte pişirirdi ama ben attım fırına iki dakkada oldu bitti.
Yapılışıda biokadar basit. Basit diyorum ama herişin bir inceliği püf noktası var muhakkak.Çoktaaandır yapmıyordum acaba olacakmı unutmuşmuyumdurki diyordum , unutmamışım gayet güzel oldu.
Ekmek için gerekli malzemeler
3 su bardağı un,
1 tatlı kaşığı (silme)karbonat (yemeklik soda),
1/2 tatlı kaşığı tuz,
su
Bütün malzemeleri karıştırp biraz yumuşak bir hamur yoğurdum ,çok az yağladığım bir tepsiye el yardımıyla bastırrak yaydım.180 derecelik fırında pişirdim. hamurun üstü kabuk bağladığında fırından çıkarıp üzerine alta geçmiyecek şekilde baklava deseni verdim.
Sabah kahvaltılarında değişiklik sevenler için ideal.Hafta içi olmaz tabi şimdi sabahın köründe kalk hamur yoğur pişir yok yok ,hem ne lüzumu var canım fırıncılar grevdemi sonuçta bu keyfi bişey .En iyisi beş çaylarına yapın.Ama illaki yapın...beğeneceğinize eminim...
Tarifimi sevgili saliha' nın evsahipliğini yaptığı etkinliğe yolluyorum .evde hiç ekmek yapmamış biri olarak ihtişamlı tariflerin arasına bu iddiasız tarifimi yollama cesareti gösterdiğim içinde kendimi ayrıca kutluyorum ...

Ayranlı çorba aslında yaz aylarına uygun düşen bir yemek ama insanın canı isteyince hazır küresel ısınmada varken yap be ehlikeyf dedim .Kimseye değil kendi kendime ...
Bu yemeği annemden öğrendim ben, annemin memleketine(gümüşhane)ve dolaylarına ait bir yemek diye biliyorum...
Yapılışı okadar basitki hemen şimdi ıslatın buğdayı yarın iki dakkada yapıverin o kadar yani.Önce malzemeler herzaman olduğu gibi
3 su bardağı aşurelik buğday biz dövme diyoruz ben yöresel adını kullanıcam
1 su bardağı nohut,
1 su bardağı fasulye,
1 kg yoğurt,
tuz
Dövmeyi geceden hazırlamak gerekiyor aynen aşure yapar gibi.dövmeyi bir kaç kere yıkadıktan sonra üzerini örtecek kadar su koyup bir taşım kaynatıp ocaktan aldım.Nohut ve fasulyeyide ıslattım.Ertesi gün nohudu ve fasulyeyi haşladım ,dövme suyunu çekmiş olduğu için biraz daha su ilave ederek pişirmeye başladım .Haşlanmış nohut ve fasulyeyi ilave edip tuzunuda koyduktan sonra bir müddet daha pişirmeye devam ettim 15-20 dk falan.Ocaktan aldığım dövmeyi soğumaya bıraktım öte yandan derin bir kaseye boşalttığım yoğurdu çırparak boza kıvamına getirdim, soğumuş olan dövmeye ilave edip karıştırdım.Ve yemek hazır.
Bu ölçüler misafiriniz falan gelmiyorsa fazla tabiki ama dolapta uzun süre muhafaza edilebiliyor, soğuk yendiği içinde sorun olmuyor.Dereotu ,nane çok yakışıyor ama bende herikiside yoktu, maydonoz olmazmı, olur dedim nolcak maksat yeşillik olsun:)))
not:servis için kullandığım tabaklar annemin çeyizinden