3/12/2008 • Kategori: kitaplar ve dergiler

Okuma alşıkanlığı annemin küçük yaşlarımızda kazandırdığı güzel alışkanlıklardan birisi.İlkokula giderken sınıf kitaplığından kitap getirip okumamı isterdi.Onun sayesinde kitaplıktaki kitapların hepsini okuyan tek öğrenciydim belkide .Böylece Ömer Seyfettin ,Kemalettin Tuğcu kitaplarıyla okuma serüvenim başlamış oldu.


Annemler gençkızlık dönemlerinde de arkadaşlarıyla biraraya geldiklerinde elişlerini yaparken bir yandanda teyzeme kitap okuturlarmış sanırım o yıllardan kalma alışkanlık anneminkisi
Birde anneannem var tabiki en büyük faktör olarak .Adana'da oturduğumuz dönemlerde anneannem mersinden kalmaya gelirdi yanında da kitaplarıyla beraber.Osmanlıca yazılı tarihi kitaplar .Anneannemden hafızama kayıtlı iki resimden biridir kitap okuması.Okuduklarının etrafındakilercede dinlenmesini severdi yalnız kaprisli bir okuyucuydu pür dikkat dinlenmek isterdi annem olaki herhangi bişeyle meşgul olsun'' ooo şehnaz beni dinlemiyorki ben boşuna okuyorum ''der sitem ederdi annem hiç dayanamaz hemen gönlünü almaya çalışır meşguliyetinin haklı sebeplerini sıralardı ama nafile anneannem küsmüştür bikere.O kitapların birde anısı vardır bende.
İlkokula gittiğim yıllar yine, babamın işi dolayısıyla sürekli tayinimiz çıkıyor ve ben henüz kaynaştığım arkadaşlarımdan arılmak zorunda kalıyorum.Ve her yeni okulda kendimi tanıtmak zorunda kalıyorum. Okulun ilk günü öğretmenin ''eveeet sınıfımıza yeni bir arkadaş gelmiş buraya gelip kendini tanıtsın bakalım'' dememesi için dualarla giderdim.Yine böyle bir tanıtım anında adımı söylediğimde bir çocuk adımı ilginç bulup gülmüştü ve ben katıla katıla ağlayarak eve geldiğimde anneme derdimi anlatamamıştım .
Anneannem misafirimiz yine beni yanına çağırdı kitaplarının arasından birisini çıkarıp okumaya başladı neden yapıyor bunu diye düşünmeye başlamıştımki adımın geçtiğini duydum.Okuduğu kitap Hz.Alinin yakın arkadaşı mikdat ve onun cesur ,korkusuz amcakızı miyase yi anlatıyordu çok güzeldi .Ve anneannem şöyle demişti '' adına gülenler
cahilliklerine ağlasınlar.''
İşte böyle anneanneme Allah'tan rahmet diliyorum ve sağlığında yeterince istifade edemediğim için hayıflanıyorum.
Sonraki yıllarda pekçok kitap okudum öğretmenlerimin tavsiye ettikleri Yaprak Dökümü, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu,Acımak, Mai ve Siyah...arkadaşımın önerdiği Huzur sokağı (Şule Yüksel Şenler) oldukça etkilendiğim bir kitap olmuştu bunuda eminim pek çok kişi okumuştur.Siyah Zambak ve Merve (Sevim Asımgil)yine unutamadığım benzer tarzda bir kitap .Ve daha pekçok kitap roman tarzında benzer konulu .Oyıllar lise talebesiyim arayışlar içindeyim falan tamda duygu dünyama hitap eden yönümü çizmemde yardımcı olan kitaplardı.
Liseyi bitirip nişanlandığım dönemlerde okuduğum kitaplar ağırlıklı olarak düşünce kitaplarıydı.İsmet Özel'in Taşları Yemek Yasak ,Üç Mesele,
Hekimoğlu İsmail'in Firavun'un Öldüremediği Musadır
Vehbi vakkasoğlu'nun Doğru Düşünme ve Başarma Sanatı,
Necip fazıl kısakürek'in Bab-ı Ali...
Ben kitap satırlarını çizmeyi sevmiyorum bu nedenle sarı bir ajandam var can alıcı satırları oraya yazıyorum bir kitabı iki kere okuduğum oluyor iyice anlamak için bu sebeplerle bir kitabı elimden bırakmam uzun zaman alıyor.
Yüksek tahsilimi evlendikten sonra yaptığım için o dönem okuduğum kitaplar yalnızca ders kitaplarım oldu.
Sonra kişisel gelişim kitaplarına yöneldim
Muhammad Bozdağ'ın Ruhsal Zeka deiğşik ufuklar açan bir kitap oldu.
Üstün Dökmen'in Küçük Şeyler
Doğan Cüceloğlu'nun Savaşçı'sı favorilerim
Son dönemde okuduğum Paulo Coelho'nun Simyacı'sı kesin kesin okunmasını tavsiye edeceğim bir kitap.Ve şu an elimde olan Recep Şükrü Apuhan'ın 7 Altın gün 70 Altın Kural ve ve ve kızımın anne mutlaka okumalısın diye elime tutuşturduğu Yavuz Bahadıroğlu'nun Biz Osmanlıyız.
Bunca kitap serüvenimi anlatmamın bir sebebi var elbette sevgili arkadaşım uğurböceği1 sobe sorusu olarak ''okuduğunuz kitaplar''ı seçmiş.Benimde kitap yolculuğunu merak ettiğim arkadaşlarım var mesela mesela kaşifulcevher eğer vakti varsa güzel bir yazı çıkacağından eminim.Son olarak bir mesaj:


