Tarifi ilk okuduğumda susamlı tavuk nasıl olurki demiştim, hiç denemediğim bişeyleri yapmakta biraz çekimser davransamda amaaan ölüm yok ya ucunda susamda yenmicek bişey diğil sonuçta diyip bi cesaret denedim tarif sevgili leyya'dan, itiraf ediğimki ondaki resimler son derece ağız sulandırıcı cinsten, zaten tarifi denememdeki önemli bir etkende o resimler:)
Şimdi bi kere susam hiç abes kaçmadı poğaçaların üstündekinken daha fazla bi etkisi yok yani,görüntü icabı hoş oldu ama, misafirlerine afilli kokoş bişeyler sunmak isteyenlere tavsiye olunur...
Gelelim tarife:)
yemek için tavuk kuşbaşı kullanmak gerekiyor ben bütün tavuğun göğüs etlerini alıp kuşbaşı doğradım kalan kısmınıda haşlayıp suyunu pilav yaparken kullandım etlerinide didikleyip soğuduktan sonra dondurucuya kaldırdım başka bir yemekte kullanılmak üzre...
kuşbaşı doğradığım etlere leyyanın tarifindeki malzemelerin evde olmamasından dolayı evde olan malzemelerden kekik, kırmızı biber, tuz, susam ve biraz zeytinyağ dökerek iyice harmanladım Küçük çaplı bir fırın tepsisine yayıp 200 derecelik fırına verdim ki burada hata yapmışım leyya'nın tavsiyesi teflon tavada kızartmak imiş kendisinin kullandığı mutfak gerecine alternatif.
Neyse işte böyle bir yemek oldu sonuçta.Mutfakta yeniliklere pek açık olmayan sevgili ailemin şaşkın bakışları altında yendi bitti...
26/10/2009 •

Hernekadar meyvayı seven biri olsamda evdeki elma oranı akşam sabah yesemde bitiremiyeceğim boyuta gelince bende bildiğim ne kadar elmalı tarif varsa yapmaya başladım.Elmalı ayçöreklerinden sonra elmalı keke hayır diyen olmadığı gibi gün içindede bitti zaten.
Kek malzemeleri
4 yumurta,
1.5 su bardağı şeker,
1 çay bardağı sıvıyağ,
1 su bardağı su,
2.5 su bardağı un,
1 paket kabartma tozu,
1 paket vanilya
2 orta boy elma
tarçın
Yumurta ve şekeri mixerle(şart diğil bileğine güvenenler bu işi çatallada yapabilir) iyice köpürene kadar çırptım.Elma ve tarçın hariç diğer malzemeleride ilave edip çırpmaya devam ettim.Tüm malzemelerin birbirini aldığına kanaat ettikten sonra yağlanmış yuvarlak bir tepsiye(yuvarlak borcam ayarında bir tepsi )hamuru döktüm üzerine kabuklarını soyup dilimlediğim elmaları yerleştirdim,elma dilimlerinin üzerinede tarçın serpip 180 derecelik fırında pişirdim.Çıkardıktan sonra üzerine birazdaha süslü olması için başka hiçbir katkısı yok yani olmasada olur bâbından pudra şekeri serptim.

İşte sana mis gibi bir kek yanınada patates salatası ki hanidir canım istiyordu,herdaim dondurucuda bekleyen milföylerden şöyle pratikçe çıtır bir börek,ve illaki çay.Şimdi birde muhabbet lazım dimi,faziletsiz, ilknursuz olmaz,ama ilknur evde yoktu, faziletçiğimle keyifli bir beş çayı yaptık,ilknurun kulaklarını çınlatarak

Bu dilim sevgili nur için kendisi 46.porselen demlik çay saati etkinliğinin evsahibesi,sevgilerimi yolluyor kolay gelsin diyorum.

Ayçöreklerininde tarifini veriğim,hemencecik
Malzemeler
1 paket margarin,
1 su bardağı pudra şekeri,
1 su bardağı sıvıyağ,
2 yumurta,
2 kaşık yoğurt,
1 paket kabartma tozu,
1 paket vanilya,
4-4.5 su bardağı un
iç malzemesi:
4-5 orta boy elma,
1 çay bardağı şeker,
taçın
ceviz içide konabilir ama ben kullanmadım
İlk önce elmaların kabuklarını soyup rendeledim şekeri üzerine döküp 5- 10 dakika pişirdim,bir çay kaşığı kadar tarçını üzerine serpip soğumaya bıraktım.Oda sıcaklığında yumuşattığım margarine tüm malzemeleri ilave edip cevizden biraz büyük parçalar kopardım tezgahta çok inceltmeden açıp ortasına elma püresinden koyup rulo yaptım ve ay şekli verip tepsiye sıraladım.180 derecede üstleri çok kızarmayacak kadar pişirdim.Fırından çıkardıktan sonra üzerlerine yine süsü amaçlı pudra şekeri serptim.
Nur'cuğum bu tarifde senin için...
19/10/2009 • Kategori: kurabiyeler

Sene 2008,ekimin 19'u çocukluğumdan beri içimde saklı duran yazarlık düşünün blog aleminde ufak çaplı gerçeklik kazandığı gün.Ve tahminlerimin çok uzağında bir dünyanın kapılarının açıldığı gün yani yazar olursam yazmak istediğim pekçok konu belirlemiştim fakat yemek ve mutfak üzerine yazmak aklımın köşesinde yoktu.Bunun tek nedeni mutfak becerilerime fazla güvenmememdi,iş sadece yazmaktan ibaret olsa sorun yok ama mutfakta ustalaşmış o kadar değerli blog yazarları varki onların arsına kendi tariflerimi sıkıştırmaya hiç cesaretim yoktu doğrusu.
Ümitsiz evkadını modunda bişeyler üretme bir meşgale bulma düşünceleriyle beynimin zonkladığı bir gün baktım bir mesaj geldi(ilahi bir mesaj diğil tabiki )mesaj şu ''blog açtım adresim dubul dubul dubul tiritçi .com. amanın benim bacım blog açmış nasıl yapmış ne yapmış bakarken aldımı beni bir heves hadi bakalım dedim sıva kolları işte buldun ne yapacağını.
Canımın içi senamında yardımıyla ki şu nesneyi kullanmayı hiç bilemiyorum bloğun ana hatlarını oluşturduk iş bi isim bulmaya geldi belki 20-30 isim denedik hepsi alınmış benim canım sıkıldı oflayıp pufluyorum tamam tamam kalsın uğraşamicam diyorum ,senada bana kızdı ay ne kadar ehlikeyfsin azıcıkda sıkılıver bulcaz herhalde demesiyle birbirimize baktık bloğun adıda böylece bulunmuş oldu.bloğumu takip eden arkadaşlarımda ismimle müsemma olduğumuda anlamışlardır zaten yani isim cuk oturdu:))
Bir senelik blog maceramın neticesinde diyebilirimki iyiki bloğumu açmışım paylaşım bence insana en çok mutluluk veren hadise, yani bu işin en zevkli yanı bu.Çok değerli insanlar tanımış olmam ve dostluklar kurmuş olmamda artı bir değer benim için.
bu vesileyle bir yıl boyunca beni yalnız bırakmayan mesajlarıyla yorumlarıyla desteğini esirgemeyen neyi nasıl yapacağımı bilemediğim bu alanda bilgilerini paylaşan yol gösteren tüm blogcu arkadaşlarımada teşekkürlerimi sunmak istiyorum
Özellikle ilk günden bu yana yanımda olan hertürlü soruma sıkılmadan sabırla cevap veren yardım isteklerimi reddetmeyen sevgili rana ve mutfakkapısı kardeşlerime teşekkürediyorum
Başlardada söylediğim gibi mutfakta çok iddialı değilim,mutfak maceralarımı hikayelemek üzere çıktığım bu yolda daha uzun yıllar birlikte olmayı diliyorum...
(elmalı ayçöreğinin tarifi bilahare gelecek)
8/10/2009 • Kategori: pilavlar

Pilavı genelde sade tercih etmeme rağmen arada değişklik olması açısından içine bişeyler kattığımda oluyor.Patlıcanlı pilavı yeni evliyken uydurmasyon olarak yapmıştım,eşimde adını patlıcan değerlendirme pilavı koymuştu.
Annem bize bazen nasihat ederken yaptığı idarelerden sözeder ve şöyle der''eee kızım biz böyle böyle ev olduk''şimdi bende kızlarıma patlıcanlı pilavımı örnek gösterip 'eee kızlar biz böyle böyle ev olduk'' diyebilirim pekâlâ.Derya Baykal diyor ya ''atmayın hanımlar atmayın önce bi düşünün ben bundan ne yapabilirim''.İşte bende karnıyarık olmaktan kılpayı kurtulmuş tek bir patlıcanımı elime alıp ne yapabilirim diye düşünürken bu yemek çıktı.
Tavsiye edermisin derseniz ederim,yani kıvamı güzel tutturulursa çok hoş lezzetli bir pilav yanınada et,tavuk sote yakışır...
malzemelerim
2 su bardağı pirinç,
1 yemek kaşığı tereyağ,
1 çay bardağı zeytinyağ,
1 çay kaşığı garnitürlü tuz(tuzot mesela ama ben bu markayı kullanmıyorum BİM de satılan Günvit marka bana daha lezzetli geliyor),
1 çay kaşığı tuz,
1 patlıcan,
su
Önce pirincin üstünü geçecek kadar sıcak su döküp beklemeye aldım.Patlıcanı hiç kabuğu kalmayacak şekilde soyup tuzlu suda 5-10 dk. beklettim.Çıkarıp kuruladıktan sonra minik minik doğradım.Pilavı yapacağım tencereye(teflon tencere iyi olur) zeytinyağı koyup yağ hafif kızınca patlıcanları yağa atıp çok az pembeleştirdim.Sıcak suda bekleyen pirinci süzüp bir iki kez de yıkadıktan sonra patlıcanların üzerine döktüm tuzları serptim,tereyağını ilave ettim üstünü geçecek kadar su(su miktarını birebir, bire birbuçuk diyenler oluyor ama ben bu şekilde ayarlıyorum ölçü kullananlar ölçüsünü uygulayabilir)döküp, kaynamaya başlayana kadar hızlı sonra ağır ateşte pilavı pişmeye bıraktım ve sonuç şekilde görüldüğü üzre...Bence deneyin...

sevgili canan hanidir oynamadığımız bir oyuna dahil etmiş beni:)kendisine sevgilerimi göndererek sorularını cevaplıyorum
1-İsminiz?
Miyase
2-Nerelisiniz?
Mersin
3-Yaşadığınız il?
Bursa
4-mesleğiniz?
Diplomada yazılı bir mesleğim var ama fiilen evhanımıyım
5-Hobileriniz?
canancım canım benim üç çocuktan sonra hobi mobi kalmadı hali hazırda üç hobim var sena sare ve berna:))ama her durumda yapmaktan geri duramadığım ve acayip zevk aldığım bişey varki alışveriş özelliklede pazarları dolaşmaya bayılıyorum ama meyve sebze pazarı diğil incik boncuk giyim kuşam gibi
6-Evlimisiniz?
Evet
7-Kaç çocuğunuz var?
görünürde üç, ama bazen altı,dokuz, oniki olduklarını düşünüyorum
8-Sevdiğiniz Yemek?
Etli olmak kaydıyla her yemeği severim,zeytinyağlılarında hatrı kalmasın:))
9-Sevdiğiniz tatlı?
Şerbetli tatlıları severim ve illaki baklava
10-Sevdiğiniz müzik tarzı?
sanat müziğini severim bazen türkülerde hoşuma gider,arabesk dinlemek istediğim zamanlar bile olur bazen
11-Nereleri gezmek isterdiniz?
Öncelikle kutsal topraklara bi gitmek isterim sonrada türkiyemin köşesini bucağını bigüzel gezmek isterim.
bende çok sevgili tirtçi'denve berceste'den cevaplamalarını isticem,kolay gelsin hanımlar...
9 ekim cuma
sevgili canan' cığımdan bugünde bu ödül gelmiş bloğuma,kendisine teşekkürlerimi iletiyorum,bende tüm arkadaşlarıma gönderiyorum hepsinin bloğu ödüle layık,nice güzel paylaşımlara...


Çocukların deyimiyle şapkalı köfte,klasik patates köfteden sıkıldıkça yaptığım bir yemek hoş çocuklar klasik olanı tercih ediyorlar ama işi onların tercihine bırakırsak yandık.
Pek severek yediklerini söyleyemem her seferinde püreyi yan tarafa ayırma çabaları başarısızlıkla sonuçlansada şanslarını deniyorlar.Bense püreye bayılırım, aman aman ayırın verin ben yerim dicem ama olmaz, önlerine konulanı yicekler.Klasik sofra kuralları...
Ben özellikle davet sofraları için tavsiye ediyorum,çocuklu misafirler için bir kısmını püresiz yapın yinede nede olsa misafir, sofra kuralı olmaz dimi.
yemeğimiz köfte ve püre olmak üzre iki kısımdan oluşmakta.Malzemelerde bir ekstralık yok
750 gr.Kıyma,
1 soğan,
1 yumurta,
1 su bardağından iki parmak eksik galeta unu,
tuz,karabiber
Püre için
4-5 orta boy patates,
1 su bardağı süt,
1 yemek kaşığı tereyağ,
tuz
Önce patatesleri soyup küp küp doğradım üzerine sütü ve tereyağı koyup pişmeye bıraktım.Patatesler yumuşayınca ocapı kapatıp blendırla patatesleri ezdim bu aşamada eğer püre katı olmuşsa azar azar süt ilave edip kıvamı ayarlanabilir.
Derin bir kapta köfte malzemelerini karıp,ceviz büyklüğünde ( biraz daha büyükde olabilir) koparıp önce yuvarlayıp sonra ortalarını çukurlaştırarak yağlanmış fırın tepsisine dizdim,üzerlerinede bimiktar yağ gezdirdim 10-15 dk kadar fırınlayıp çıkardım.püreyi bir tatlı kaşığıyla köftelerin üstüne yerleştirdim kaşığı ara sıra suya batırmak gerekiyor püreyi koymak kolaylaşıyor o zaman.Bir su bardağı kadar suyu tepsiye gezdirp tekrar fırına verdim,bu su salçalı veya domates sosluda olabilir kimi zaman öylede yapıyorum ama bu sefer domates sosunu ayrıca hazırlayıp servis sırasında köftelerin etrafına gezdirdim.
Patates püreleri hafif kızarınca yemeğimiz olmuş demektir.fırın derecesi 200.